Dr. Şemsettin Küzeci’nin “Azername” Eserleri
Prof. Dr. Gazanfer Paşayev
Edebiyat kariyerine 21. yüzyılın başlarında başlayan Şemsettin Küzeci, yeteneği sayesinde Irak Türkmen araştırmacıları arasında hızla öne çıkmış ve kanaatimizce Kerkük Pervanesi unvanını hak etmiştir.
Dr. Şemsettin Küzeci yaklaşık 25 yıldır Azerbaycan-Irak Türkmen edebi ilişkileri yolunda yorulmadan çalışmaktadır. Azerbaycanlı Kerkük akademisyenleriyle de kurduğu dostluk, edebi ve kültürel ilişkilerimizin daha da gelişmesine yol açmıştır. Azerbaycan hakkında kitaplar yazarak Azerbaycan edebiyatını ve Azerbaycan kültürünü Türk dünyasında elinden geldiğince tanıtmaya başlamıştır.
Araştırmacının “Xoryatlarım” (2004), “Kerkük’ten Sesleniş” (2018), “Kerkük Sevdalısı Gazanfer Paşayev” (Ankara, 2017, Kerkük, 2018), “Kerkük’ten Azerbaycan’a Seyahat Notları” (Ankara, 2019), “Azerbaycan Makalelerim” (Ankara, 2023), “Resul Rıza’nın “Uzak Ellerin Yakın Tühfeleri” (Ankara, 2023), “Kerkük’ün Milli Yazarı Ata Terzibaşı” Bakü 2024, “Azerbaycan Seyahatlerim” (Ankara, 2025), “Kerkük’ün Manevi Kızı Ganire Paşayeva” (Ankara, 2025), adlı kitapları bu kutsal davaya hizmet etmektedir.
Araştırmacı, 3 cilt, oldukça kalın ve kalıcı bu eserler, Azerbaycan-Irak Türkmen edebi ilişkilerinin açık bir örneğidir. Bu eser, araştırmacılar için paha biçilmez bir kaynaktır. Kitapta yer alan zengin materyal, gelecekte Azerbaycan-Irak Türkmen edebi ilişkileri üzerine ilgi çekici kitaplar, monografiler ve tezler yazmaya yardımcı olacaktır.
Türk dünyasının ortak şairi ve bizlerin medarıiftiharı olan Şair Muhammed Süleyman “Fuzuli el- Bağdadi’nin doğumunun 500. yılı anma toplantılarına katılmak üzere Irak’a (Bağdat ve Kerkük) gittiğimizde başta Kerkük’ün milli yazarı Ata Terzibaşı olmak üzere birçok şair, yazar ve Türkmen aydını ile ayaküstü de olsa görüşme şansımız oldu. Ata Terzibaşı’nın evine gidilerek tarihi bir ziyaret olduğuna dair tarihe not düşüldü.
Görüşmelerimiz arasında Kerküklü Şemsettin Küzeci ile Eylül 1994 tarihinde Kerkük’te ayaküstü görüşüp tanışmıştım. Daha sonra 13 Şubat 1999 tarikinde İstanbul’da “Irak Türkmen Folkloru” kitabımın tanıtım gecesinde ona kitabımı imzalayarak kısa bir sohbet etmiştik.
Ş. Küzeci, her ne kadar genç Türkmen aydınlarından olsa da, ona karşı çok sıcak duygular yaşadığımı inkâr edemem. 2000 yılında ilk defa Bakü’ye geldiğinde kendisi ile gazeteci Kemal Çapraz, başkentte İçerişehir’de kurduğum “Türkmen Medeniyet Ocağını” ziyaret etmişti. Orada yardımcım Sekine Qaybaliyeva ile görüşüp bazı önemli kitap ve yayınlar bırakmıştı.
Ş. Küzeci, Mart 2001’de ikinci kez Bakü’ye geldiğinde kendisi ile yakından ilgilenmeye başladık. Azerbaycan Yazarlar Birliğinde Irak Türkmenleri ile ilgili ilk konferansını verdi. Anar Bey tarafından da Azerbaycan Yazarlar Birliğine üye kimliği takdim edildi. Artık Ş. Küzeci ile ilk ortak projemizi hayata geçireceğimize dair anlaşmaya vardık. Yani Şemsettin Küzeci ile ortak iş birliğim “Edebi ve Medeni İlişkiler” o tarihten itibaren başladı.
Şemsettin Küzeci ile ilk ortak faaliyetimizi 2001 yılında hayata geçirmeye çalıştık. Küzeci o dönem Irak Türkmen Cephesi, Türkiye Temsilciliğinde Basın-Yayın ve Kültür Müdürü görevinde idi. O dönemde İçerişehir’de oluşturduğum “Irak Türkmen Ocağı” nı Nizami Gencevi Edebiyat Müzesi’ne taşıdım. Bu iki değerli insanın (Ş. Küzeci ve M. Ziya) katkılarıyla Azerbaycan’da Nizami Gencevî adına Edebiyat Müzesinde “Irak Türkmen Edebiyat ve Müzesini” 20 Temmuz 2001 tarihinde muhteşem bir törenle açtık. Her iki değerli kardeşimin emeği çok büyük oldu. Küzeci, eşi ve iki çocuğu (Aybeniz ve Yunus) ile tüm aile Kerkük’ün milli kıyafetiyle törene katıldı.
O tarihten beri Azerbaycan ve Irak Türkmenleri arasında edebi-medeni ve sosyal ilişkilerde yeni bir sayfa açıldı ve yeni bir dönüm noktası olarak tarihe not düşüldü.
Sayın Ş. Küzeci’nin Kerkük, Azerbaycan ve Türk dünyası ile bağlı çalışmalarını, merkezi Bakü’de olan Dünya Genç Türk Yazarlar Birliği (DGTYB) ile Dünya Türk Gençleri Birliği (DTGB) bünyesinde yapmaktaydı. Her iki kuruluşun da başkan yardımcısı olarak ilişkiler konusunda önemli çalışmalara imza attı.
2006 yılında Bakü’de DGTYB Başkanı Ekber Qoşalı’dan bir davet mektubu aldım. Mektupta belirtildiğine göre; Şemsettin Küzeci Bakü’ye gelecek, Azerbaycan Yazarlar Birliğinde olacak, burada konferans verecek ve onun 40.yıl jübilesi yapılacaktı. Bu habere çok sevindim. Güzel ve yararlı bir konferans oldu. Küzeci’ni canlı canlı dinlemek ayrı bir duygu idi. Küzeci’ye VEKTÖR Uluslararası İlim Merkezi Başkanı Prof. Dr. Elçin İskenderzade tarafından “Fahri Doktor” adı verildi. Azerbaycan Yazarlar Birliği Başkanı Anar ve E. İskenderzade Küzeci’ye diploma takdim edildi. Küzeci’nin onuruna hep birlikte güzel bir akşam geçirdik. Çok mutluydum. Çünkü Abdüllatif Benderoğlu’nun Bakü’ye son gelişinde “Edebiyyat qazetesi” ni ziyaret ederken: şunları demişti: “Gazanfer müəllimlə bizler bu kapıları, açtık, korkuyorum ki, bizden sonra bu kapılar kapanır”. Beni kara kara düşündürüyordu. Allah’tan ki, Şemsettin Küzeci gibi birileri ortaya çıktı ki, bu ilişkileri birlikte yeniden ele aldık. Küzeci hem Türkiye, hem Irak-Kerkük, hem de Azerbaycan’da geniş bir Türk dünyası görüşüne sahip olduğu için de bu ilişkiler mükemmel bir ölçüde sürdürülmektedir.
Elinizdeki “Azername” kitabı Şemsettin Küzeci’nin yıllardır üzerinde çalıştığı “Azerbaycan ile Irak Türkmenleri arasındaki edebi ve medeni ilişkileri” ni yansıtan tarihi bir belge niteliğindedir. Küzeci, bu eserde tarih boyunca iki toplumun sosyal, tarihi, kültürel, edebi, sanatsal, folklorik ve diğer konuları içeren makalelerini, Irak basınını ve kitaplarını toplayarak incelemiş ve ortaya tarihi bir eser çıkarmıştır.
Kitabın giriş bölümünde Küzeci, tarihi süreç içerisinde ilişkilere değinmiş, bunları düzenli bir şekilde ele almıştır. Kitabın birinci bölümünde ağırlıklı Irak’ta Azerbaycan ve Türkmen yazarlarının Azerbaycan ile ilgili Türkçe yayınlanan “Kardaşlık” dergisi ve “Yurt” gazetesi” ndeki makalelere yer verilmiştir. 1961’den sonra “Kardaşlık” dergisi ve 1971’den sonra ise “Yurt gazetesi” ndeki yayınlarını, eski Türkçeden Latin alfabesine aktarılmasıyla bir şaheser misali olan “Azername” kitabının ilk bölümünde okuyabilirsiniz.
1961-2003 yılları arasındaki yazarlardan birkaç isim; Resul Rıza, Abbas Zamanov, Gazanfer Paşayev, Muhammed Hüseyin Tahmasıb, Ata Terzibaşı, Ali Marufoğlu, Abdüllatif Benderoğlu, Mehmet Hurşit Dakuklu, Abdülhakim Rejioğlu, Abdülaziz Semin Bayatlı, Aydın Kerkük ve diğerleri. Kitabın ikinci bölümünde 1961 ile 2025 arasında Türkmen basınında yayınlanan Azerbaycan şairlerinin şiirleri yer almaktadır. Onlardan: Nesimi, Fuzuli, Hatayı, Ali Ekber Sabir, Cafer Cebbarlı, Semed Vurgun, Süleyman Rüstem, Resul Rza, Bahtiyar Vehapzade, Nebi Hazari, Kasım Kasımzade, Eliağa Vahid, Musa Yaqub, Cabir Nevruz, Fikret Koca, Halil Rıza, Sabir Rüstemhanlı, Zalimxan Yakub, Ramiz Rövşən ve başka isimler yer almıştır.
Kitabın çok önemli üçüncü bölümünde ise, 1961-2025 yılları arasında Azerbaycan edebiyatı, sanatı ve folkloruyla ilgili Irak’ta çıkan kitapların listesi ve tanıtım yazılarına yer verilmiştir.
Küzeci’nin bu önemli çalışması Azerbaycan halkı ve Iraklı soydaşlarımız arsında gelişen tarihi süreci belgelemek, yeni nesle aktarmak iki toplumun aynı kökten ve aynı soydan olduğunu yazılan makaleler, Şiirler ve kitaplarla bu ilişkiler daha da derinleşmiştir. Sinan Sait’in “Arap Ülkelerinde Azerbaycan Türküleri”. Bağdat 1971, Hayrullah Kazım, “Çağdaş Azerbaycan Şairleri” Bağdat 1974, Abdüllatif Benderoğlu, “Azerbaycan Şiiri”, Bağdat 1987, Nebi Hazri, “Seçilmiş Şiirleri”. Bağdat 1989, Bahtiyar Vehapzade, “Seçilmiş Şiirleri”, Bağdat 1989, Ali Bender, “Azerbaycan Hikâyeleri”, Bağdat 1991, Gazanfer Paşayev’in “Irak Türkmen Folkloru” Bağdat 1995 ve “Altı Yıl Dicle-Fırat Sahillerinde”, Bağdat 1996 ve 2014 Arapça. Kâmil Veli Neriman’ın “Halkın Sözü Güzel Sözler” Bağdat 1991, Abdüllatif Benderoğlu’nun, “Elçin, On İlden Sonra Hikâyeler” Bağdat 1996, Abdülaziz Semin Bayatlı “Nesimi”, Bağdat 1996, Yeni Türkçe, Elçin’in “Mahmut ve Meryem”, Kerkük 2007, Resul Rıza. “Ağlayan Çox, Gülen Hanı”, Kerkük 2007, Fevzi Ekrem Terzioğlu’nun. “Azerbaycan Destanı” Bakü 2001, Faruk Köprülü’nün, “Kerkük’ten Bakü’ye Şahin Uçurttum”, Kerkük, 2007, Sabir Demirci’nin, “Azerbaycan Destanı”, Kerkük 2008 ve Şemsettin Küzeci’den, Resul Rıza’nın “Uzak Ellerin Yakın Tühfeleri”, Ankara 2023, Resmiye Sabir, “Gölgesiz Darağaçları”, Kerkük 2006. Söz ettiğimiz toplam (24) eserlerden bazılarıdır. Bu eserler şüphesiz ki, gelecek nesiller için önemli bir tarihi köprü ve yol haritası niteliğindedir.
Özellikle “Azername” eserinin edebi-kültürel ve bilimsel ilişkiler yolunda atılmış başarılı bir adım olduğunu belirtmeliyiz. En önemlisi, bu eser dil birliğimizi, kök birliğimizi, milli kimliğimizi ve ortak milli-manevi değerlerimize sahip olduğumuzu dile getiriyor.
Ulu önderimiz Haydar Aliyev, Irak’taki yurttaşlarımızla “Kardaşlık” dergisine verdiği bir röportajdaki: “Ancak tarih okuduğumda Güney Azerbaycan, Kuzey Azerbaycan ve Irak Türkmenlerinin bir bütünün parçaları olduğunu gördüm”. Sözleri tesadüfü değildir.
Şemsettin Küzeci’nin “Azername” eserleri, “bütünün parçalarını” birleştirmeye hizmet ettiği için özel bir değere sahiptir.
Son olarak, sevgili Dr. Şemsettin Küzeci’ye Azerbaycan ve Irak Türkmenleri arasında üstlendiği bu milli ve zorlu görevi en iyi şekilde yerine getirmesi nedeniyle sağlık, mutluluk ve uzun ömürler diliyorum. Bakü-Azerbaycan 2025
