Skip to content
15 Ocak 2026
  • Facebook
  • Twitter
  • Youtube
  • Instagram
IRAK TÜRKLERİNİN BAĞIMSIZ SİYASİ GAZETESİDİR

IRAK TÜRKLERİNİN BAĞIMSIZ SİYASİ GAZETESİDİR

Sosyal medya hesaplarımız

  • Facebook
  • Twitter
  • Youtube
  • Instagram
Primary Menu
  • HABERLER
    • Akademik Makaleler
    • Arapça
    • Azerbaycan
    • Basın
    • Dünya
    • Editörden
    • İngilizce
    • Kitap
    • Kültür – Sanat
    • Türkiye
  • Yazarlar
  • Multimedya
  • Kütüphane
  • Kültür – Sanat
  • Röportajlar
  • Genel Tanıtım
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Türkmeneli’ni Tanıyalım
  • Kerkük Türküleri
  • Kerkük Kültür Derneği
  • Kitaplarımız
  • İletişim
  • Home
  • Haberler
  • Ağrı mı Adgir Dağı mı?!
  • Azerbaycan
  • Haberler
  • Türk Dünyası

Ağrı mı Adgir Dağı mı?!

Kerkük Gazetesi 13 Kasım 2020
hikmet babaoğlu

 

Ağrı mı Adgir Dağı mı?!

Prof. Dr. Hikmet Babaoğlu 

 Azerbaycanlı milletvekili, ‘’Yeni Azerbaycan’’ gazetesi genel yayın yönetmeni

Kardeşim Savcı Sayan’a saygılarımla!
Güneşli bir günde köyümüzden güneye baktığımda dikkatimi çeken ilk şey yeşilliklerin arasından akan Arpaçayı oluyordu.Daha sonra yeni bir kanal kazıldı ve Arpaçayı üzerine yeni bir yatak yapıldı ama nehir eski doğal yatağını doldurmaya devam etti. Gökyüzüne yükselen Kızı Dağ, kendisine bir gurur anıtı olarak bakıyordu. Sonra büyük ova vardı ve uzakta, sürekli karlı zirvesi, asil konumu ve muhteşem manzarasıyla Ağrı Dağı görülüyordu, yani Büyük Ağrı dağı. Arkasında Küçük Ağrıdağı bize doğru uzanıyordu, çocukluğumdan beri bu sahneyi izlemekten hiç yorulmamıştım, Ermenistan bu muhteşem sahneyi arması üzerinde somutlaştırmıştı. Ama o zaman bu tür şeylerden haberdar olmak için yeterli bilgiye sahip değildim. Ağrı Dağı’nın Türkiye’de olduğunu bile bilmiyordum, bu dağın manzarası beni hep büyülüyordu ve adını düşünüyordum. Neden Ağrı Dağı?! Acaba dağ da ağrır mı, ağrırsa nasıl ağrır ve niçin ağrır, bu sorulara doğru cevabı bulamadım. Köyümüzden batıya bakan Ağbaba bir dizi dağa doğru uzanıyordu. Türkiye yeterince yakın olan bu dağların öbür tarafındaydı. Her gece gece yarısı Sovyet sınır muhafızları, dağın eteğinden gelen güçlü projektörlerle geceyi aydınlatarak köyümüzü ışıkla doldururlardı. O zamanlar vatandaşı olduğumuz Sovyet İmparatorluğu’nun gücüyle gurur duyuyorduk, ama sadece çocukça sevinç ve ilgiyle, ancak bu önlemlerin sınır köylerinden birinin Türkiye’ye kaçma ihtimaline karşı “güvenlik” amacıyla yapıldığını biliyorduk. Bu dağ serisinde dikkatimi çeken şey Taya Kaya doruğuydu. Dağların hemen ortasında aniden samanlık gibi yükselen bu zirveye hayrandım. Ağbaba serisindeki bir diğer zirveye Aglagan adı verilmişti. Bu isim de düşündürürdü beni hep… dağ ağlar mı, çocuk gibi ağlasa bile neden ağlıyordu acaba?… Adil olmak gerekirse, aslında, Sovyet sınır muhafızları haklıydı. Çünkü Türkiye sınırını defalarca geçmeye çalışanlar ve hatta başarılı olanlar da vardı … Bu macera bizi mıknatıs gibi cezbetmekteydi. Sınırın diğer tarafındaki akrabalar, köyümüz Kars’a kapalıyken oraya gidenlerin anlattıkları ilginç hikayeler ve hatta “kulak” olarak tutuklanan dedemin daha sonra savaşa ve oradan Türkiye’ye gönderilme ihtimali beni Türkiye’ye geçmeye teşvik etti. Hatta toplu çiftlik kurulduğunda büyükbabamın büyükbaş hayvanların bir kısmını Türkiye’ye taşıyabildiğini ve şimdi oradaki akrabaların bakımında olduğunu biliyordum. Bütün bunları düşünerek çocukluk arkadaşlarımla Türkiye’ye taşınmayı hep hayal ettim. İnanın bana köyümüzün sevinçleri, üzüntüleri, inançları, manileri, ninileri ve hikayeleri kesinlikle bu dağlarla bağlantılıydı. Ağbaba ocağı, Gizildağ ocağı, Hacıhalil dedenin Karahaç’ta bulunan türbesi yöre halkının inanç ve umut yerleriydi. Üzücü günlerde anneannelerimizin söylediği bir mani herzaman kalbimi acıtıyordu.
Azizim ağlağandır
Karahaç Ağlağandır
Acı bilene gittik
Çözdük kim ağlağandır…
Tanrı bu nasıl ilahi kederdir, böyle?! Daha üzgün, daha ağlamaklı olmak adına yarışarak bunu kanıtlamaya çalışan var mıdır başka? Tabii ki, bunu anlayacak kadar büyük değildim. Bu üzüntüyü, bu iç çekişi anlamak için büyümem gerekiyordu, ama yine de Ağlağan Dağı’nın adı bile küçük yüreğimin kederle dolmasına yetiyordu, yıllar sonra hayat bana da gerçek kederi tattırdı. En büyük üzüntü kuşkusuz vatansızlıktır. Doğduğunuz yere, ruhunuzun dünya ile yeniden birleştiği yere gidememek, çocukluğunuzun anılarına tutunmak ve onlarla iletişimden mahrum kalmak … Artık yurttaşım bu ölümlerden kurtulmuş olduğuna göre çok mutluyum.
Ağrı dağı’nı çok sonra tekrar gördüm. Bu sefer Nahçıvan tarafından Ağrı Dağı’nı gördüğüm için şanslıydım. Nahçıvan’dan baktığınızda ön tarafta Küçük Ağrı’yı ve arkada Büyük Ağrı’yı görebilirsiniz. Yani köyümüzdekı manzaranın bir yansımasıdır, ama Ağrı Dağı yine aynı ihtişam ve gururla insanları büyülüyor. Ağrı Dağı’nın çocukluk anılarımı yazmamın sebebi bu muhteşem dağın Erivan’a bakan yamaçlarında, Azerbaycan bayraklarının renk projeksiyonunu oluşturmak için bir girişim var şuan, bundan çok memnunum, belediye başkanının bu girişimini gönülden memnuniyetle karşılıyorum ve bir an önce gerçekleşmesini dört gözle bekliyorum. En büyük hayallerimden biri Ağrı Dağı’na tırmanmak.
Not: Daha sonra Ağrı Dağı’nın neden Ağrı olduğunu bulmaya çalıştım, çocukken kendime sorduğum sorulara cevap arayarak büyüdüm, maalesef beni tatmin edecek bir cevap bulamadım. Ama arayışıma devam ettim ve sonunda bana inandırıcı gelen bir cevap buldum Büyük Kaşgarlı Mahmud’un ‘‘Divani lugat -it-Türk’’te erkek babaya Adgir denildiğini yazıyor. Büyük Ağrı ve Küçük Ağrı’nın uzaktaki kabartma kombinasyonu, dev bir at sırtına yerleştirilen bir eyeri andırıyor, bu nedenle atamız bu benzetmeye göre dağa ADGIR adını vermiştir. Daha sonra fonetik olarak deforme olan kelime çarpıtıldı ve Ağrı olarak telaffuz edildi. Eski Türkler, hayvanlara benzetilerek yer isimlerinin yaratılmasında çok büyük etken oldular. Örneğin koç boynuzunu anımsatan zirvesi olan dağlara Koçgar denildi, Türkiye ve Azerbaycan’da bu isimde çok dağlar vardır. Bu şekilde yaratılan isimler zootoponim olarak isimlendiriliyor. İşte Ağrı’nın adı da Adgir’den türemiş olan bir zootoponimdir.

 

Paylaş:

Continue Reading

Previous: Talabani’nin Posteri Kerkük Hastanesi girişinde yenidendi
Next: Bu zafer sadece bir başlangıç 

Related Stories

irak-fular-1768340182-329-x750
  • Azerbaycan

Kerküklü Araştırmacı Gazeteci Yazar Dr. Şemsettin Küzeci’nin kaleminden “Azerbaycan Eserleri”

Kerkük Gazetesi 14 Ocak 2026
8620c165-275d-4c75-8556-a758174f895f
  • Haberler

Akademisyen İhsan Kadduri Profesör Unvanını aldı

Kerkük Gazetesi 14 Ocak 2026
01.12.26-Brükselden Yükselen Uyarı Türkiyesiz Güvenlik Olmaz
  • Prof. Dr. Ata Atun

Brüksel’den Yükselen Uyarı: Türkiyesiz Güvenlik Olmaz

Prof. Dr. Ata Atun 13 Ocak 2026

Güncel Haberler

Kerküklü Araştırmacı Gazeteci Yazar Dr. Şemsettin Küzeci’nin kaleminden “Azerbaycan Eserleri” irak-fular-1768340182-329-x750 1

Kerküklü Araştırmacı Gazeteci Yazar Dr. Şemsettin Küzeci’nin kaleminden “Azerbaycan Eserleri”

14 Ocak 2026
Akademisyen İhsan Kadduri Profesör Unvanını aldı 8620c165-275d-4c75-8556-a758174f895f 2

Akademisyen İhsan Kadduri Profesör Unvanını aldı

14 Ocak 2026
Brüksel’den Yükselen Uyarı: Türkiyesiz Güvenlik Olmaz 01.12.26-Brükselden Yükselen Uyarı Türkiyesiz Güvenlik Olmaz 3

Brüksel’den Yükselen Uyarı: Türkiyesiz Güvenlik Olmaz

13 Ocak 2026
Vefatının 15. Yılında Kerküklü Şair ve İş insanı Sami Yusuf Tütüncü Kerkük’te 614745894_10229635698580066_3056200342351567487_n 4

Vefatının 15. Yılında Kerküklü Şair ve İş insanı Sami Yusuf Tütüncü Kerkük’te

13 Ocak 2026
Irak’ta Koordinasyon Çerçevesi Maliki üzerinde uzlaştı koordinasyon-1024xauto 5

Irak’ta Koordinasyon Çerçevesi Maliki üzerinde uzlaştı

12 Ocak 2026

Editörden

8a680ac8-4ae7-4206-affa-f7b541cd7857
  • Azerbaycan
  • Editörden

Şemsettin Küzeci’nin Azerbaycan Kitaplarının imza günü

11 Ocak 2026
178386911_1925588547591950_2559509787806110237_n
  • Dr. Şemsettin Küzeci
  • Editörden
  • Haberler
  • Türkmeneli
  • Yazarlar

Irak Türkmen Cephesi 26 Yaşında

24 Nisan 2021
ALTUNKÖPRÜ ŞEHİTLERİ (1)
  • Dr. Şemsettin Küzeci
  • Editörden
  • Türkmeneli
  • Yazarlar

30. Yılında Kerkük’te Altunköprü Katliamı

28 Mart 2021

Videolar

eed5bfac-185e-4361-a144-ea9eb702ee9d
  • Azerbaycan
  • Basın
  • Haberler
  • Türk Dünyası
  • Türkmen Edebiyatı
  • Video
  • Videolar

Kerkük’ün Milli Yazarı Ata Terzibaşı’nın Hayatı Filim Oldu

26 Aralık 2024
demirel
  • Haberler
  • Türk Dünyası
  • Türkiye
  • Türkmeneli
  • Videolar

20 önce Süleyman Demirel Irak Türkmen Öğretmenlerini kabul etmişti

23 Aralık 2020
indir
  • Basın
  • Haberler
  • Türkmen Basını
  • Türkmeneli
  • Videolar

Kerkük Gazetesi’nin YouTube kanalı açıldı

16 Kasım 2020

Foto Galeri

DSCI8493
  • Basın
  • Foto Galeri
  • Haberler

Türkmeneli TV’nin eski Teknik Müdürü Sacit Baydar Vefat etti

17 Ekim 2020
M ZİYA1
  • Foto Galeri
  • Kitap
  • Kütüphane

Mustafa Ziya’nin Küçük Not Defterinden Şiirler kitabı çıktı

20 Ocak 2020
1828866_620x410
  • Foto Galeri

ABD’li komutandan Münbiç’e ziyaret!

8 Şubat 2018
Facebook
kerkuk_turkuleri
Youtube

AMACIMIZ

Irak’taki Türkmenlerin gerçek anlamda varlıklarını, birlik ve beraberliklerini sağlamak; gazete yoluyla da sıkıntılarını, kültürlerini ve varlıklarını dünyaya tanıtmak ve Türk dünyası arasında bir köprü oluşturmaktır.

Bizi Takip Edin

Facebook Twitter Youtube Instagram
Menu
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Türkmeneli’ni Tanıyalım
  • Kerkük Türküleri
  • Kerkük Kültür Derneği
  • Kitaplarımız
  • İletişim

  • HABERLER
  • Yazarlar
  • Multimedya
  • Kütüphane
  • Kültür – Sanat
  • Röportajlar
  • Genel Tanıtım
  • Facebook
  • Twitter
  • Youtube
  • Instagram
Copyright © All rights reserved. | MoreNews by AF themes.