Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, bugün Cumartesi günü, savaş kararından sorumlu olanın kurumlarıyla devlet olduğunu belirtirken, diplomatik misyonların ve koalisyonun karargahlarının bombalanmasının Irak’ı ciddi sonuçlara maruz bıraktığına işaret etti.
Başbakanlık Medya Ofisi’nden yapılan açıklamada, “Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, bugün Cumartesi günü bir grup din adamını kabul ederek, Sünni Vakıf Divanı Başkanı ve Şii Vakıf Divanı Başkan Vekili’nin katılımıyla onlarla mübarek Ramazan ayı iftar yemeğini paylaştı” denildi.
Açıklamada, “Sudani, yıkıcı tüm düşüncelere karşı bir savunma duvarı ve engel teşkil eden, toplumu ve devleti koruyan, ayrıca devlete ve kurumlarına destek veren din adamlarının ilkeli tutumlarını takdir etti. Irak’ın bugün büyük zorluklardan geçtiğini, hükümetin de tüm ilgili taraflarla koordineli olarak bunların üstesinden gelmek için çalıştığını belirtti” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, “Başbakan’ın görüşme sırasında savaşın genişlediğini ve herkesin büyük bir tehlike altında olduğunu, bunun bölgedeki tüm altyapı projelerini, enerji tedarikini ve tedarik zincirlerini tehdit ettiğini ifade ettiği” belirtildi.
Açıklamaya göre Sudani görüşme sırasında, “Askeri operasyonların devam etmesi nedeniyle bölgede güvenlik durumunun giderek kötüleştiğini” söyleyerek, “Savaş kararından sorumlu olanın kurumlarıyla devlet olduğuna” dikkat çekti.
“Diplomatik misyonların ve koalisyonun karargahlarının bombalanmasının Irak’ı ciddi sonuçlara maruz bıraktığını, devletin anayasal kurumlarıyla bu kınanmış ve reddedilmiş eyleme karışanların takibine devam edeceğini” belirten Sudani, “Güvenlik güçlerimizden Haşdi Şabi mensuplarının hedef alınmasını bir kez daha kınıyoruz, evlatlarımızın hedef alınma riskine maruz kalmasını kabul etmeyeceğiz ve onları korumak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Devletin, yasaya göre tüm şiddet araçlarını tekelleştirme görevi olduğunu, güçlerimizin ekonomik noktaları veya diplomatik misyonları hedef alan birçok operasyonu etkisiz hale getirdiğini” belirten Sudani, “Bu yıkıcı savaşı durdurmak için tüm bölgesel ve uluslararası taraflarla çabalarımızın sürdüğünü, ayrıca kardeşlerle, özellikle de Irak’ın Arap Zirvesi’ne başkanlık etmesi nedeniyle temas halinde olduğumuzu” ifade etti.
“Siyonistlerin Lübnan’a yönelik saldırganlığı ve 900 bin Lübnanlının yerinden edilmesinin bölgeye katmerli bir kriz unsuru eklediğine” dikkat çeken Sudani, “Toplumsal barışı destekleyen, şiddet ve aşırılığı reddeden ve ulusal birliği güçlendiren bir söyleme ihtiyacımız var” dedi.
“Ümitimiz din adamları ve alimlerin, ortada hiçbir şey bırakmayacak fitnenin önlenmesine katkı sağlamalarıdır” diyen Sudani, “Suçlu Netanyahu’nun bölgeyi bu savaşa sürüklediğini, bunun daha önce yaşanmamış bir durum olduğunu, yasaklı silahları kullanmaktan bile çekinmediğini ve Müslümanların ve masumların kanında boğulduğunu” ifade etti.
“Terörü ve tehditleri aştığımızı ve ülkeyi inşa etmeye koyulduğumuzu, kalkınma yolunda imkansız hiçbir şey olmadığını ve imar alanında daha fazlasını planladığımızı” sözlerine ekledi.
