Gitmem gereken yerde fazla kalmışım gibi,
Bir his var içimde.
Lâkin bu ağır yaralı yürekle nereye?
Sanki hiç bir yere ait değilim.
Kendime fazla, kendi içimde eksiğim.
Yaşamaktan değil,
Yaşarmış gibi yapmaktan yorulmuşluğum.
Dehlizler ortasında batmamak için yalpalayan,
Bir sandal gibiyim.
Boyumu aşıyor üzerime gelen dalgalar.
Kurduğum hayallerin altında kaldığım kesin.
Bir ışık arıyorum, küçük bir hüzme,
Bulamıyorum.
Gemiyi herkesten önce terk etmiş eş dost.
Sorsan;
Herkesin karanlığı, benimkinden fazla.
Hiç bilmediğim bir şehirde kaybolmuş gibi,
Baktığım bütün yüzler yabancı,
Gözlerinde manasız bir boşluk.
Bilmiyorum hangisi yolcu, hangisi hancı.
Bir bir uzaklaşıyor yüreğime koyduklarım.
Sanki iyi bir şey olsa afallayacak gibiyim.
Belli ki yine taarruz emri verilmiş,
Seferber olmuş acılar.
İşgal altında yüreğim!
Tersaneleri boşaltılmış her bir hücremin.
Her yanım mavzer yatağı.
Cephanem yağmalanmış, şarjörüm boş.
Anlatması kolay gelir insana,
Yaşarken ne zordur oysa, o her lahza.
Tek taşımlık sabrım kalmış,
Teslim olmaya hazır gibiyim.
İyi değilim…
***

