Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev’in Antalya Mesajı ve “Dünya Beşten Büyüktür” Yaklaşımının Yükselişi
Ahmet SAĞLAM
Antalya’da konuşan Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Kassym-Jomart Tokayev’in konuşması özetlemek gerekirse “Dünya beşten büyüktür” yaklaşımıyla aynı perspektifte bir vurgunun yapıldığı görülmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde ve Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde bu sene beşincisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (17-19 Nisan 2026) dünyadaki ekonomik ve siyasi gerilim hatlarına çözüm üretmek amacıyla “Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Başa Çıkmak” teması altında düzenlenmektedir.
Antalya Diplomasi Forumu’nun bu sene en dikkat çekici oturumu ise hiç kuşkusuz ki 17.04.2026 tarihinde saat 10:00’da “Yarını Tasarlarken Belirsizlikleri Yönetmek” başlığı ile gerçekleştirilen liderler paneli olmuştur. Moderatörlüğünü Türkiye Cumhuriyeti Eski Dışişleri Bakanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’nun yaptığı panele konuşmacı olarak; Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Kassym-Jomart Tokayev, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Gordana Siljanovska-Davkova ve Gürcistan Başbakanı Irakli Kobakhidze katılmıştır.
Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Kassym-Jomart Tokayev’in “Birleşmiş Milletlerin sadece desteklenmesi gerekmiyor, aynı zamanda reforma tabi tutulması gerekiyor” yönündeki açıklaması, günümüzde dünyadaki çatışmalı alanların ve ekonomik kırılganlıkların çözümü açısından önemli bir ihtiyacı ortaya koymaktadır. Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Gordana Siljanovska-Davkova’nın Birleşmiş Milletlerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine yönelik ifadeleri ise uluslararası sistemi ayakta tutacak, daha kapsayıcı ve devletlerin ortak güvenlik ile ekonomik kaygılarına cevap verecek yeni bir yapıya duyulan ihtiyacı ortaya koymaktadır.
Bu çerçevede Tokayev’in söz konusu açıklaması, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası platformlarda dile getirdiği “Dünya beşten büyüktür” yaklaşımı ile paralellik göstermektedir. Bu yaklaşım, dünya siyasetinin sınırlı sayıda ülkenin kararlarına sıkışmaması gerektiği ve daha adil, daha temsilî bir uluslararası sistem kurulması gerektiği düşüncesine dayanmaktadır. Bu yönüyle Erdoğan ve Tokayev’in ortak söylemi, yalnızca Türk dünyasının meseleye bakış açısını yansıtmakla kalmamakta, aynı zamanda mevcut küresel çatışma ve ekonomik kırılganlıklara yönelik bir çözüm arayışı olarak da değerlendirilmektedir.
Tokayev’in Antalya’daki konuşmasında, yaşanan savaşlar ve çatışmalar bağlamında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin sorumluluğuna dikkat çekerek, yalnızca büyük güçlerin değil orta ölçekli ve küçük devletlerin de uluslararası düzeyde daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladığı görülmektedir. Bu yaklaşım, uluslararası sistemin daha dengeli ve kapsayıcı bir yapıya kavuşturulması gerektiği yönündeki düşünceyi güçlendirmektedir.
Tokayev’in “büyük güçlerin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde küresel gündemin önünü tıkamaması gerektiği” yönündeki ifadeleri ile Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Gordana Siljanovska-Davkova’nın güç yoğunlaşmasının yozlaşma riskini artırdığına ilişkin vurgusu birlikte değerlendirildiğinde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin yeniden yapılandırılması gerektiği yönünde ortak bir yaklaşımın ortaya çıktığı görülmektedir. Antalya Diplomasi Forumunda dile getirilen bu değerlendirmelerin, küresel düzenin geleceğine ilişkin tartışmalarda önümüzdeki dönemde de daha fazla gündeme geleceğini göstermektedir.
Bugün Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin sorunlara çözüm üretme kapasitesi daha yüksek sesle tartışılırken, asıl sorulması gereken soru Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tokayev’in işaret ettiği Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin mevcut yapısıyla sürdürülebilirliğini koruyup koruyamayacağıdır.
