Skip to content
6 Mart 2026
  • Facebook
  • Twitter
  • Youtube
  • Instagram
IRAK TÜRKLERİNİN BAĞIMSIZ SİYASİ GAZETESİDİR

IRAK TÜRKLERİNİN BAĞIMSIZ SİYASİ GAZETESİDİR

Sosyal medya hesaplarımız

  • Facebook
  • Twitter
  • Youtube
  • Instagram
Primary Menu
  • HABERLER
    • Akademik Makaleler
    • Arapça
    • Azerbaycan
    • Basın
    • Dünya
    • Editörden
    • İngilizce
    • Kitap
    • Kültür – Sanat
    • Türkiye
  • Yazarlar
  • Multimedya
  • Kütüphane
  • Kültür – Sanat
  • Röportajlar
  • Genel Tanıtım
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Türkmeneli’ni Tanıyalım
  • Kerkük Türküleri
  • Kerkük Kültür Derneği
  • Kitaplarımız
  • İletişim
  • Home
  • Haberler
  • Yüzyıl’ın Türk sesi : Ahmet Kabaklı’nın Hayatına Kısa Bakış
  • Azerbaycan
  • Haberler
  • Türk Dünyası
  • Türkiye

Yüzyıl’ın Türk sesi : Ahmet Kabaklı’nın Hayatına Kısa Bakış

Kerkük Gazetesi 9 Ekim 2024
997c38_802291df5f624c009eb72856efcf27d7~mv2

Yüzyıl’ın Türk sesi : Ahmet Kabaklı’nın Hayatına Kısa Bakış

(1924 – 2001)

Hamid Ahmedzade

Ahmet Kabaklı 24  Mayıs  1924 yılında, Harput’un Gülbağı Meydan mahallesinde dünyaya geldi. Ömer Kabaklı beşinci oğlunun adını Ahmet koydu. Ahmet’in
babasının adı Ömer Bey, annesinin adı Münire hanımdır.  Ahmet Kabaklı henüz iki yaşını doldurmadan, babası Ömer  Kabaklı Şeyh Sait isyanının bastırılması esnasında şehit düşmüştür.
O yüzden Ahmet Kabaklı’ya annesi Münire hanım hem annelik, hem  de babalık yapmıştır. Öyle ki;  küçük Ahmet baba yokluğunu hiç hissetmemiştir.  Aksine Ahmet Kabaklı o günleri “Çocukluk Cenneti” diye anlatır. Kabaklı öldüğü güne kadar Harput  Güllübağ mahallesinde geçirdiği günlerden şevk ve zevk ile bahseder: “Mahallemizde annemin Sündüz hala isimli vefalı ve sefalı bir komşusu vardı, tam bir edebiyat aşığıydı, çok içten, samimi, hoş sohbetti, maniler söyler, fıkralar anlatırdı…”

Annem Sündüz hanım’ı şöyle anlatırdı: “Harput yakınında, Güllübağ dere civarında bir  bağımız vardı. Sündüz Hanım gül mevsiminde her sabah, ama her sabah, tan yeri ağarırken kalkar, sırtına bir çarşaf alır, daha güller açmadan elini kulağına atıp maniler, türküler söyleyerek bağımızın alt tarafındaki  dereye  giderdi. Bir gün ona niçin her sabah oraya gidiyorsun diye sordum. Bana – Yavrum, bizde derler ki sabah erken seher vaktinde bülbül gelirmiş, gülün dalına konar ötermiş. Gülde ancak  o zaman açarmış. İşte ben her sabah onu görmeye gidiyorum. Ama henüz hiç göremedim…” Sündüz hanım sanki o gün yeni Azerbaycan’dan Harput’a gelmiş birinin anlattıkları gibi,  Anadolu’da hiç duyulmamış hikayeler bilirdi.  O Türk kültürünün adeta en eski  kaynaklarından biriydi.

Ahmet Kabaklı’nın annesi Münire hanım da  yüzlerce, belki binlerce ilahi,  şiir, hikaye, beyit, türkü, bilmece ve  kahramanlık destanlarını biliyordu ve bunları küçük Ahmet’ e anlatmıştı.

“Keklik ve Çarık”, “Gül ve Bülbül” hikayeleri de bunlardan sadece ikisiydi.  Münire hanımın eşi Ömer Kabaklı ölmüş olsa da hala, (müezzin Ömer’in) okuduğu ilâhiler, münacatlar, ezanlar, Münire’nin yüreğinden diline süzülür, Ahmet’in ise yüreğinde, zihninde ve dilinde daima yer alırlardı:

“Şol cennetin ırmakları
Akar Allah deyü deyü
Dağlar ile taşlar ile
Çağırayım mevlam seni ”
—–

“Ben bir Köroğluyum dağda gezerim
Ateş topuzumla başlar ezerim”

Bence Ömer Kabaklı cennetten gelen bir kuş gibiydi. Bu kuşun  iki kanadı vardı. Biri Allah sevgisi ve diğeri Türk sevgisi…   Ahmet Kabaklı da öldüğü güne kadar babasının bu  mirasını taşımıştır. O der ki: “Şehitler kanları ile, âlimler de bilgileriyle yazdıkları eserleriyle vatanı başları üstünde tutarlar, ona yüce sütunlar olurlar, yıkılmaktan korurlar”.  Ahmet Kabaklı.

Bu sözüyle Ahmet Kabaklı kendisinin yazarlığına,  babasının şehadetine vurgu yapmış gibi görünür.

Bence Ahmet Kabaklı’nın  ilk üniversitesi Harput’un Güllübağı mahallesi ve ilk üniversite hocaları da, Ömer Kabaklı’nın manevi varisi olan eşi Münire hanım ve komşuları Sündüz hanım olmuştur. Harput’da Kadir gecelerinde Münire hanım ile diğer hanımların, mevlüt okumaları  ve Ahi Evran  (Nasrettin Hoca) kılığına girerek verdikleri hem güldüren hem düşündüren öğütleri, Ahmet Kabaklı’nın söz ve hikaye dağarcığını genişletmiştir. Bu tükenmez hazine, Ahmet Kabaklı’yı ünlü bir yazar, gazeteci, düşünür, tercüman yapmakla beraber; dernek ve vakıf işleriyle uğraşmasına da vesile olmuştur.

Münire hanımın Türk bayramlarından olan Nevruz bayramlarında çocuklarını önce Harput’da Sara hatun camiine ve (Uzun Hasanın annesi için yaptırdığı tarihi cami, – bir rivayete göre Uzun Hasan Harput’ludur ve bundan dolayı, Azerbaycan ve Harput’un ortak bir kültürü oluşmuştur) eşi Ömer Kabaklı’nın mezarını ziyarete götürür. Sonra Harput’un  Güllübağ ve dağ derelerine götürüp, o yerlerdeki yerde birikmiş karları bir kenara sıyırıp, mavi ve mor bir çiçeği koparıp çocuklarına göstererek: ” Nevruz gülü budur. Bu gelmezse bayram gelmez, yıl değişmez” der.

O zamandan beri ben Nevruz gülünü görmeyince, yılın yenilendiğine inanamazdım, üstümü başımı yenilemezdim. Ben yeni yılı, Sultan Nevruz gülü ile  tanımıştım. Tebrizli Şair Şehriyar’ın dediği gibi:

Bayram yeli çardakları yıkanda
Nevruz gülü kar çiçeği çıkanda
Ağ bulutlar gömleklerin sıkanda
Bizden de bir yad eyleyen sağ olsun
Dertlerimiz koy dikelsin dağ olsun…

Kadir gecelerini, Kuran’ın bir gecede indiği, o bir gecesi bin aya bedel olan güzel aylı yıldızı gecenin önemini Aşık Elesker şöyle anlatır:

Ben aşık bin aya değer
Kaşların bin aya değer
Yıl var bir güne değmez
Gün var bin aya değer…

Ahmet Kabaklı o zamanlar Harput’ da köy kızı Nezih’in sayesinde Kuran’ı arap alfabesi ile öğrenmişti. Peygamberin hayatını ve daha bir çok şeyi öğrenmişti. Henüz Ahmet’in kulağında, öğretmenleri olan Cemile hanım, Cahit Bey, Yahya Pehlivan, Cemal Meriç’in… sesleri, duyulmaktadır. O yıllar yoksulluk  yılları olmasına rağmen,  Harput’un güllü bağları Ahmet’in gözünde cennetin güllü bağları misalidir. O yüzden Ahmet Kabaklı bütün bilgilerini Harput’a borçlu hisseder. Ahmet Kabaklı’nın zihninde ölen komşuları Sündüz hanım ve başka değer verdiği kişilerin sesleri vardır. Ahmet öldüğü güne kadar Harput’un bu güzel insanlarının hatıralarıyla yaşamıştır. Ahmet Kabaklı’yı, Ahmet Kabaklı yapan tam da o  günlerde öğrendiği  Türk kültürü ve Türk medeniyetidir. Kabaklı Harput’da ilk şiirlerini ve ilk yazılarını 14 yaşlarında kaleme almaya başlamıştır. O yıllarda Ahmet Kabaklı Türk şairlerine örnek olarak  bir kitap hazırladı, o kitap günden güne tekmilleşip, ulu bir çınar olup nihayet  Türkiye’nin Edebiyat antolojsine dönüştü. Bu kitap çeşitli ciltleri ile Türk dünyasının Edebiyatı ve kültürünü, bin yıllardan beri günümüze taşıdı. Bu kitap  Türk’ün temel kitabı olduktan sonra Türk dünyası Ahmet Kabaklı’ ya, “Son  Şeyhü’l muharririn” lakabını verdi. Bu Türk ansiklopedisi, Türk edebiyatı ve şiirinin eşi olmayan bir hazine gibi Türk dünyasında en ünlü kaynaklardandır. Bu şöhrete rağmen Ahmet Kabaklı hiç durmadı. Ahmet Kabaklı 1972’de Türk  Edebiyatı Aylık Fikir ve Sanat dergisini kurdu. Öyle ki 52 yıldır hiç ara vermeden günümüze kadar gelen bu dergi, Türk dünyasının en ünlü dergilerinden biri olmuştur.
Ahmet Kabaklı bununla da yetinmedi. Ahmet Kabaklı 1979’da Güney Azerbaycan’da, “yıldız” gazetesinin yayınlandığı yılda, (İran’da şahın kaçtığı gün ilk Türkçe yayınlanan gazete)  Ahmet Kabaklı’nın çabaları ile Türk  kitap vakfını kurdu ve o vakıfta çarşamba sohbetlerini başlattı ki, 45 yıldır ardı kesilmeden Türk dünyasına Türk’ün kültürü ahlakı, ilmi, tarihi, marifeti ve edebiyatı hakkında bilgiler verir. Türk kitap vakfı yalnız Türkiye’ye ait değildir. Her hafta çarşamba günleri Türk dünyasının dört köşesinden Türk alimleri bu kutsal mekana gelip, Türk kültürünün dünü, bugünü, gelecegi ve genişlemesine dair yeni fikirler ortaya koyarlar. Bu vakfın varlığı ile Çin’den İtalya’ya kadar uzanan coğrafyada yaşayan hiçbir Türk yalnız değildir.

Ahmet Kabaklı yazılarını şu adlar ile yayınlamıştı: Ahmet Kabaklı, Kabaklı Ahmet, Ferhat first, Türkçesi A. Kabaklı, A.K müstear gibi adlarla yazıları, birçok gazete, dergi ve kitapta basılmıştı.

2001 yılının şubat ayının 8’inde  Ahmet Kabaklı’nın hayata gözlerini yumması dünya Türklerini büyük bir hüzne boğdu ve ardında büyük bir matem bıraktı.
Bu dünya fanidir fani
Bu dünyada kalan hani
Davud oğlu Süleymanı
Taht üstünden salan dünya
” Haste Kasım. “

Ahmet Kabaklı vefat ettikten sonra, Türk dünyası, bir alim evladını kaybetmişti.   Ahmet Kabaklı için Türkiye’de eşi  az görünen bir cenaze merasimi yapıldı, binlerce Kabaklı hayranı Fatih caminde toplanıp, Kabaklı’nın (son şeyhü’l – muharririn) cenaze namazını kıldılar.
Ahmet Kabaklının cenazesi başta Recep Tayyip Erdoğan, Servet, Serhat ve Esat Kabaklı ve binlerce ilim  ve bilim adamının omuzlarında  toprağa verildi. O gün o  mezarlıkta sanki:
Ömer Kabaklı önde münacat okuyordu:

“o bir oğlan ki periler su içerler çanağında

inci kaynar bulağında

ayelerdir dudağında…”Şehriyar”

Sanki o cenaze töreninde başta Dede korkut, Ertuğrul,  Mevlana, Tebrizli Şems,
Ahi  Evran,  Yunus Emre, Necip Fazıl, Heyder baba (Şehriyar), Teyfik Fikret, Yahya Kemal vs… Ahmet Kabaklı’yı uğurlamaya gelmişlerdi. O gün sanki Türk padişahları, o mezarlığı bir saray gibi süslemiş, öyle bir saray ki o sarayın da padişahı Ahmet  Kabaklı… O sarayda iğne atsan yere düşmeyecek kadar kalabalık vardı.

Baştan yola öncülük yapan Kabaklı vefat ettikten sonra başlattığı şecereye teyibe günümüze kadar devam etti. Ahmet  Kabaklı’nın vasiyeti üzerine kabaklının yeğeni rahmetli Servet Kabaklı bu görevi uhtesine aldı.  28 ağustos 2015’de Servet Kabaklı Allah’ın rahmetine kavuştu, bu sefer Serhat Kabaklı, vakfın başkanlığını üstlendi ve gece gündüz demeden Türk kitap vakfında çalıştı. Serhat hocanın  başkanlığında, Kuzey ve Güney Azerbaycan’nın yazarlarının önemi Türk kitap vakfında daha da arttı. Azerbaycan milletinin baş yazarı Anar Riza onuruna ödül verildi. Tebriz’den Sekavet İzeti, Huşeng Ceferi, Seba Kabaklı ve Hamid Ahmedzade Türk kitap vakfında güney Azerbaycan’ın şiir ve şairleri hakkında danışmanlık yapmaktadır. Bu vesileyle Ahmet Kabaklı, Serhat Kabaklı ve İmdat Afşar cenabları, Tebriz gazetelerinde tanındı.

Paylaş:

Continue Reading

Previous: Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gençlerimizin sosyal medyanın karanlık dehlizlerinde yitip gitmelerine seyirci kalamayız
Next: İsrail’in Beyrut’un merkezine düzenlediği saldırıda 22 kişi ölü, 117 kişi yaralandı

Related Stories

646286837_1409400933606814_5931866428609767416_n
  • Haberler

Antalya’da Irak Türklerini buluşturan iftar

Kerkük Gazetesi 4 Mart 2026
KERKÜK PERVANESİ 2026aa
  • Azerbaycan

Azerbaycanlı Profesör Gazanfer Paşayev’in kaleminden” Kerkük’ün Pervanesi Şemsettin Küzeci” kitabı

Kerkük Gazetesi 3 Mart 2026
k2
  • Haberler

İsrail güvenlik kabinesini İran için topladı

Kerkük Gazetesi 23 Şubat 2026

Güncel Haberler

Tahran’da hava savunma sistemleri faaliyete geçti, patlama sesleri duyuldu thumbs_b_c_62cf852dd921e327a96a70992559ef04 1

Tahran’da hava savunma sistemleri faaliyete geçti, patlama sesleri duyuldu

5 Mart 2026
Kazakistan Anayasasındaki Dil Düzenlemesi Üzerine Görsel (1) 2

Kazakistan Anayasasındaki Dil Düzenlemesi Üzerine

4 Mart 2026
Ateş Çemberinde Akıl Arayışı 03.02.26-Ateş Çemberinde Akıl Arayışı 3

Ateş Çemberinde Akıl Arayışı

4 Mart 2026
Antalya’da Irak Türklerini buluşturan iftar 646286837_1409400933606814_5931866428609767416_n 4

Antalya’da Irak Türklerini buluşturan iftar

4 Mart 2026
Azerbaycanlı Profesör Gazanfer Paşayev’in kaleminden” Kerkük’ün Pervanesi Şemsettin Küzeci” kitabı KERKÜK PERVANESİ 2026aa 5

Azerbaycanlı Profesör Gazanfer Paşayev’in kaleminden” Kerkük’ün Pervanesi Şemsettin Küzeci” kitabı

3 Mart 2026

Editörden

8a680ac8-4ae7-4206-affa-f7b541cd7857
  • Azerbaycan
  • Editörden

Şemsettin Küzeci’nin Azerbaycan Kitaplarının imza günü

11 Ocak 2026
178386911_1925588547591950_2559509787806110237_n
  • Dr. Şemsettin Küzeci
  • Editörden
  • Haberler
  • Türkmeneli
  • Yazarlar

Irak Türkmen Cephesi 26 Yaşında

24 Nisan 2021
ALTUNKÖPRÜ ŞEHİTLERİ (1)
  • Dr. Şemsettin Küzeci
  • Editörden
  • Türkmeneli
  • Yazarlar

30. Yılında Kerkük’te Altunköprü Katliamı

28 Mart 2021

Videolar

eed5bfac-185e-4361-a144-ea9eb702ee9d
  • Azerbaycan
  • Basın
  • Haberler
  • Türk Dünyası
  • Türkmen Edebiyatı
  • Video
  • Videolar

Kerkük’ün Milli Yazarı Ata Terzibaşı’nın Hayatı Filim Oldu

26 Aralık 2024
demirel
  • Haberler
  • Türk Dünyası
  • Türkiye
  • Türkmeneli
  • Videolar

20 önce Süleyman Demirel Irak Türkmen Öğretmenlerini kabul etmişti

23 Aralık 2020
indir
  • Basın
  • Haberler
  • Türkmen Basını
  • Türkmeneli
  • Videolar

Kerkük Gazetesi’nin YouTube kanalı açıldı

16 Kasım 2020

Foto Galeri

DSCI8493
  • Basın
  • Foto Galeri
  • Haberler

Türkmeneli TV’nin eski Teknik Müdürü Sacit Baydar Vefat etti

17 Ekim 2020
M ZİYA1
  • Foto Galeri
  • Kitap
  • Kütüphane

Mustafa Ziya’nin Küçük Not Defterinden Şiirler kitabı çıktı

20 Ocak 2020
1828866_620x410
  • Foto Galeri

ABD’li komutandan Münbiç’e ziyaret!

8 Şubat 2018
Facebook
kerkuk_turkuleri
Youtube

AMACIMIZ

Irak’taki Türkmenlerin gerçek anlamda varlıklarını, birlik ve beraberliklerini sağlamak; gazete yoluyla da sıkıntılarını, kültürlerini ve varlıklarını dünyaya tanıtmak ve Türk dünyası arasında bir köprü oluşturmaktır.

Bizi Takip Edin

Facebook Twitter Youtube Instagram
Menu
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Türkmeneli’ni Tanıyalım
  • Kerkük Türküleri
  • Kerkük Kültür Derneği
  • Kitaplarımız
  • İletişim

  • HABERLER
  • Yazarlar
  • Multimedya
  • Kütüphane
  • Kültür – Sanat
  • Röportajlar
  • Genel Tanıtım
  • Facebook
  • Twitter
  • Youtube
  • Instagram
Copyright © All rights reserved. | MoreNews by AF themes.