Güney Azerbaycan’ın geleceği !
Fevzi Türker
İran, çok etnik ve çok kimlikli bir devlettir. İran’da Farsların dışında Azerbaycan Türkleri, Türkmenler, Kaşkay Türkleri, Kürtler, Araplar ve Beluşlar gibi farklı topluluklar yaşamaktadır. İran’da 50 milyonluk Fars nüfusuna karşılık 40-45 milyon Türk yaşamaktadır.
Ortadoğu’da yaşanan jeopolitik gelişmeler ve İran’ın bölgesel çatışmaların merkezinde yer alması, İran’daki etnik dengelerin geleceği hakkında çeşitli tartışmaları gündeme getirmiştir.28 Şubat 2026’da başlayan ABD/İsrail -İran savaşı devam ederse veya İran’da meydana gelebilecek siyasi bir kriz durumunda, İran’daki farklı etnik grupların nasıl bir tutum alacağı önemli bir sorun olarak görünmektedir.
İran’ın ikinci büyük etnik grubu olan Türklerin tarihsel rolü bu noktada özel önem taşımaktadır.
İran tarihinde Türk hanedanları yaklaşık bin yıl hüküm sürmüştür. İran’da Türk hakimiyeti, Kaçar devletinin çöküşüyle 1925’te sona ermiştir. Türk hanedanları, İran’ı yalnızca siyasi olarak değil, askeri ve idari yapısını da şekillendirmişlerdir. Bu nedenle Türkler, İran devletin kurucu unsurudur.
Türklerin özellikle de Güney Azerbaycanlıların önemli bir bölümü, İran’ın ekonomik ve ticari hayatında da aktif rol oynamaktadır. Güney Azerbaycan’ın Tebriz gibi şehirleri tarih boyunca ticaret merkezleri olarak kalmış, İran’ın kuzey Kafkasya ve Anadolu ile güçlü ekonomik ve kültürel bağlar kurmuştur. Bu bağlar, Türklerin bölgesel gelişmelerden doğrudan ekilenmesine yol açmaktadır.
Muhtemel bir iç savaş senaryolarında İran Türklerinin geleceği birkaç ihtimal çerçevesinde değerlendirilebilir. Birinci ihtimal, İran devletinin merkezi yapısını korumasıdır. Bu durumda Türkler, mevcut sistem içinde siyasi ve kültürel haklarını geliştirmeye yönelik isteklerini artırabilirlecekleri bilinmektedir. İkinci ihtimal ise, İran’da ciddi bir zayıflama veya iç karışıklık yaşanmasıdır. Böyle bir durumda etnik kimlikler kendini gösterir ve görünür bir hale gelebilir .
Ancak İran Türklerinin tarihsel eğilimi genellikle bazı iddialara göre, devlet içinde etkili olarak kalmaktır. Bu nedenle birçok analist, İran Türklerinin doğrudan ayrılıkçı bir yol yerine İran’ın siyasi yapısında daha güçlü temsil ve kültürel haklar talep eden bir çizgide kalabileceğini düşünmektedir.
Türkiye ve Azerbaycan gibi devletlerin politikaları İran Türklerinin geleceğini etkileyebilir. İran Türklerinin, Türkiye ve Azerbaycan’la olan Türklük bağları, Türklerinin kimlik bilincini güçlendiren unsurlar arasında sayılmaktadır.
ABD/İsrail -İran arasındaki devam etmekte olan savaş sürerek İran’da bir iç savaşa veya ciddi siyasi bir krize dönüşür, ülke içindeki etnik dengeleri etkileye bilir. İran Türklerinin nüfus büyüklüğü, tarihi geçmişi ve önemli coğrafi konumu nedeniyle bu süreçte çok önemli ve büyük bir aktör olmaya devam edecektir. Ancak gelişmelerin yönü büyük ölçüde İran devletinin gücü, bölgesel aktörlerin politikaları ve İran halklarının siyasi dinamiklari tarafından belirtilenecektir.
Sonuç olarak, Irak ve Suriye Türkünü yüz yılı aşkın bir süredir Arap kardeşlerimizin ırkçılığı inim inim inletmektedir.45 milyon İran Türk’ünü ise yine yüz yılı aşkın bir süredir, Şiilik kisvesi altına Fars ırkçılığı inletiyor. Güney Azerbaycan Türkerlerinin Fars esaretinden kurtuluşları Güney Azerbaycan’ın tam bağımsızlığa kavuşmasıyla mümkün olacaktır.
