Türkiye–Azerbaycan Dostluğu ve Kardeşliği
Dr. Şemsettin Küzeci
Son günlerde Türkiye ile Azerbaycan arasındaki dostluk, kardeşlik ve işbirliğine leke düşürmeye çalışan bazı aktörler olmuştur. Sosyal medyayı kullanarak, kamuoyunu meşgul eden bazı provokatörler iki halkın arasında fitne- fesatlıktan ötesi değildir. Dünya’da hiçbir güç yoktur ki, bu iki devletin arasında girdin. Tarih boyu de iki ülke arasında kardeşlik bağları devam etmiş ve sonsuza dek de devam edecektir.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağ, yalnızca iki devlet arasındaki diplomatik ilişkilerden ibaret değildir. Bu bağ; aynı tarihin, aynı kültürün, aynı dil dünyasının ve ortak gönül coğrafyasının oluşturduğu köklü bir kardeşlik ilişkisidir.
Türkiye, Azerbaycan’ın bağımsızlığını 9 Kasım 1991’de tanıyan ilk devlet olmuş; iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler 14 Ocak 1992’de kurulmuştur. 15 Haziran 2021 tarihinde imzalanan Şuşa Beyannamesi ile ilişkiler resmî olarak müttefiklik seviyesine yükseltilmiştir.
Bu kardeşliğin temelinde ortak dil ve kültür kadar, zor zamanlarda birbirine destek olma anlayışı da vardır. Azerbaycan’ın bağımsızlığından Karabağ’ın yeniden imarına, eğitimden sanata, edebiyattan medya ve iletişime kadar pek çok alanda iki ülke arasında iş birlikleri gelişmiştir.
Şuşa Beyannamesi de siyasi, ekonomik, kültürel, eğitim, gençlik ve spor gibi birçok alanda iş birliğinin geliştirilmesini öngörmektedir. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik, sınırların ötesinde bir gönül köprüsüdür. İstanbul’dan Bakü’ye, Ankara’dan Gence’ye, Kars’tan Şuşa’ya uzanan bu köprü; şiirle, müzikle, edebiyatla, tarihî hatıralarla ve ortak kültürel değerlerle her geçen gün güçlenmektedir.
Atatürk’ün Azerbaycan’ın sevincini ve kederini Türkiye’nin ortak duygusu olarak ifade eden yaklaşımı ile Haydar Aliyev’in “Bir millet, iki devlet” sözü, bu ilişkinin tarihsel hafızasında önemli bir yere sahiptir.
Türkiye ve Azerbaycan, iki ayrı bağımsız devlet olarak kendi millî iradelerine sahip olmakla birlikte, ortak bir kültür ve kardeşlik duygusunu paylaşmaktadır. Bu kardeşliğin gelecek nesillere aktarılması; dilimizin, edebiyatımızın, tarihimizin ve kültürel mirasımızın birlikte yaşatılmasıyla mümkündür.
Türkiye ve Azerbaycan’ın yolu kardeşlik yoludur.
Birinin sevinci diğerinin sevincine,
birinin kültürü diğerinin kültürüne,
birinin türküsü diğerinin gönlüne ulaşır.
İki devlet, bir millet; ortak tarih, ortak kültür, ortak gönül…
***
