Zelimhan Yakup’un Kerkük Anıları
Dr. Şemseddin Küzeci
1994 yılında Fuzuli’nin doğumunun 500. yıl dönümünü kutlamak için Bağdat ve Kerkük’e gelen 128 kişilik Azerbaycan heyeti arasında ünlü Azerbaycan milli şairi Zalimhan Yakup da vardı. Yıllar sonra, 2009 yılında Azerbaycan’da düzenlenen “Kerkük Gecesi” nde kendi lehçesiyle şunları söyledi:
“Dünya sonbahar doğu şiirinin peygamberi, şerefli şairimiz Fuzuli’nin doğumunun 500. yıldönümü vesilesiyle Azerbaycan’dan Irak’a, Bakü’den Bağdat’a büyük bir heyet gitti. Ve orada yıllardır hemşerilerimizle gönüllerimizden Bağdat’ı, Kerbela’yı, Kerkük’ü gezdik. Tatlı lehçesi her birimizin hafızasında ve gönlünde yaşayan. “Kövrek Bir Havadır” adlı bu mecliste daha önce yazdığım destanların bölümlerini okumak istedim. “Kerkük havada” zalimimden vazgeçiyorum. Ve size söz veriyorum ki bir başka vesileyle baştan ayağa ezbere okuyacağım. Ancak bugün Kerkük’ün sesi, nefesi, havası, sesi, sesi, sözleri, şiiri, hoyrat, hoyratçısı, bayatçısı bugün buradaydı, Azerbaycan’ın tadı. Bu şiiri havaya kalkan yumruklar uğruna, Türk dünyası uğruna, Kerkük uğruna okuyacağım”. Bu şiiri okuyarak halkı ve seyircileri coşturdu”. Bugün onu yad etmek ve hatırlatmakla bir nabza olsa bile onun ruhunun şad olacağına inanıyoruz. Mezarı nurla dolsun.
Döğüşen Türk Oyanan Türk Kalkan Türk
Ayaz nedir? Tipi nedir? Korku nedir?
Hedefe aparan büyük ülkü nedir?
Hak yolundan ayıramaz Türk’ü ne?
Deniz kimi dalgalan Türk, çalkan Türk!
Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!
**
Silkeled ğöğün yeddi katını
Kucakladı doğu ile batını
Kalk yeherle erenlerin atını
Deniz kimi dalgalan Türk, çalkan Türk!
Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!
**
Sabaha bak! Asır seni gözleyir,
Kala seni, kasır seni gözleyir,
Mahkûm seni, esir seni gözleyir.
Deniz kimi dalgalan Türk, çalkan Türk!
Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!
**
Kılınmasa başımızın çarası
Silinermi üzümüzün karası,
Altay ile Anadolu arası,
Deniz kimi dalgalan Türk, çalkan Türk!
Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!
**
Döğüştedir aklın, huşun yolları
Döğüştedir uçan kuşun yolları
Döğüştdir kurtuluşun yolları
Deniz kimi dalgalan Türk, çalkan Türk!
Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!
**
Eritmişsin eriyen tek kar suda,
Roma’nında, Bizans’ı da Fars’ı da,
Kala kimin tezeden kur Kars’ıda
Deniz kimi dalgalan Türk, çalkan Türk!
Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!
**
Gılgamış’dan, Alpamış’dan, Manas’dan,
Geri kalmaz destan olsun, bu destan
Kurtar bizi bu hesretten bu yadsan
Deniz kimi dalgalan Türk, çalkan Türk!
Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!
**
Hardan hara gettiğini bilen yol,
Ufuklara gavuşanda gülen yol,
Atilla’dan Atatürk’e gelen yol,
Kalkan olsun başın üstte, kalkan Türk!
Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!
Çanakkale, Malazgirt’in devamı
Türk değil ki, öz kanından korkan Türk!
**
Temiz südden mayalansın doğulsun,
Mete kimi, Oğuz kimi Han olsun
Yaddaşında sıralansın, anılsın
Ertuğrul Bey, Osman Gazi, Orhan Türk
Yene Tanrı dağlarını kucakla,
Dağlar olsun sengerin Türk, arkan Türk!
Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!
**
Yıllar sonra tekrar tekrar karşılaştığımızda Kerkük şiiri hazırdı. Dedi ki: “Bir akşam Kerkük’e vardık. Birkaç kilometre kalmıştı ve uzakta bir yangın gördük. Rehberimize sordum. Burasının Kerkük girişi olduğunu söylediler. O an dayanamadım ve hemen şoföre otobüsü durdurmasını söyledim. Eğildim ve secdeye vardım. Ölsem bile bir daha gam yemem. Bu duygularla Kerkük’e girdik, güzel duygular, anılar yaşadık ve onları sakladık. O tarihi yolculuk içimde bir düğüm bıraktı. Neden bugüne kadar “Kerkük” şiirini yazmadım? Bugün ne oldu. Kendi dilimizi konuşan, Horyat’la beslenen, Fuzuli’nin ruhunu soluyan tüm Kerkük’ü ellerimize adıyorum.
Kərkük
Bugün senin taleyini düşünürem,
Ağır günde üstünü od alan Kərkük
Önde katil, sağda düşman, solda yağı
Yurt-yuvası, el-obası talan Kərkük
**
Derdlerini zirvelere ten bilirem
Azabından saçlarıma den bilirem
Borçalı’yam, ne çekirem men bilirem
Borçalı tek gönülbağı talan Kərkük
**
Beşyüz ildi bayat sende nesim sende
Menden kopan ruhum sende, sesim sende
Gel kavuşağ, kurbanımı kesim sende
Bed haberler yalan olsun yalan Kərkük
**
Evvelki tek vuran elim yoxdu hele
Qılınç çekip coşan delim yoxdu hele
Fatih yoxdu, Sultan Selim yoxdu hele
Gözle görek, gözü yolda qalan Kərkük
**
Harda zor var, orda xebis barmağı var
Harda şer var, orda iblis barmağı var
Taleyinde bir “İngiliz barmağı” var
Qısmetini qızıl ilan çalan Kərkük
**
Qarabağ da Erbil, Musul taleyidi
Ruhu girov, özü yoxsul taleyidi
Ezilenin taleyi qul taleyidi
Yıxdı seni filanoğlu filan Kərkük
**
Döne döne sındırıblar inadını
Uçabilmir tale qırıb qanadını
Mekke bilib öz adını, soyadını
Namazını Türk’e sarı qılan Kərkük
**
Cellad diyek, yağı diyek bextimize
Ömrün qarq çağı diyek bextimize
Layla çalaq, ağı diyek bextimize
Sen anam ol, men de senin balan Kərkük
**
Zelimxan Yakub-Azərbaycan
16 mart 2003-cü il
***
