TEBA/ Erbil’de bir grup aktivist, “Bozkurtlar”ın Irak Kürdistan Bölgesi Yönetimi’ndeki (IKBY) faaliyetlerinin resmen yasaklanması talebiyle Başsavcılığa başvuruda bulundu.
Bugün, 8 Eylül 2026 Salı günü, bir grup aktivist Başsavcılığa bir dilekçe sunduktan sonra IKBY Başsavcılığı binası önünde basın toplantısı düzenledi. Aktivistler, “Bozkurtlar”ın IKBY’deki faaliyetlerinin resmen yasaklanmasını talep etti.
Basın toplantısında gazeteci ve aktivist Hiva Said Selim, “Kürdistan’daki siyasi ve sivil aktivistlerden oluşan bir grup olarak Başsavcılığa bir dilekçe sunduk. Söz konusu dilekçe, hepinizin medya kuruluşları olarak fark ettiği bir olguyla ilgili. Bu, Kürdistan’daki birlikte yaşamı tehdit eden bazı sembol, yöntem ve yönelimlerin sergilenmesi olgusudur” dedi.

Selim, “Kürdistan Bölgesi, hepinizin çok iyi bildiği üzere, tüm bileşenlerin bir arada yaşamasının bir örneği.” diyerek, tüm bileşenlerin yürürlükteki yasalar çerçevesinde haklarına kavuştuğunu ve devlet kurumlarında kendi konumlarına sahip olduklarını söyledi.
Ancak bazı sembollere başvurulmasının, bunlardan birinin “Bozkurt” sembolü olduğunu belirten Selim, söz konusu sembolün önce Meçko Çayhanesi önünde bir grup tarafından, daha sonra ise başka bir kadın tarafından sergilendiğini ifade etti.
Selim, “Bunların Kürdistan Bölgesi ve Kürdistan halkını provoke ettiğine, Kürdistan halkının kanına ve verdiği şehitlere hakaret olduğuna inanıyoruz.” dedi.
Bozkurtlar hareketinin uluslararası düzeyde, Avrupa Birliği ülkelerinde ve Fransa, Hollanda, Almanya ve Avusturya gibi demokratik ülkelerde faaliyetlerinin yasaklandığını öne süren Selim, “Siz gelip Erbil Kalesi gibi bir yerde Bozkurt sembolünü sergilerseniz, bunun söz konusu davranış ve tutumu destekleyen bir gösteri olduğunu düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Selim, “Bu nedenle bugün Başsavcılığa dilekçe verdik. Mahkeme yoluyla Bozkurtlar örgütünün Kürdistan’daki faaliyetlerinin resmen yasaklanmasını talep ediyoruz. Toplumsal dengeyi bozmak ve bir tür sosyal istikrarsızlık oluşturmak için yürütülen tüm girişimlerin de yasalar çerçevesinde engellenmesini istiyoruz.” dedi.
Başsavcılığın taleplerini kabul ettiğini belirten Selim, “Başsavcılık talebimizi memnuniyetle kabul etti ve ilgili tarafların bilgilendirileceği, konuyla ilgili çalışma yürütüleceği konusunda bize güvence verdi” diye konuştu.
Selim, iki taleplerinin bulunduğunu belirterek bunların, “toplumsal huzurun bozulmasının ve bu tür gösterilerin engellenmesi” ile “Bozkurtlar örgütünün Kürdistan Bölgesi’ndeki faaliyetlerinin resmen yasaklanması” olduğunu söyledi.
Selim ayrıca, Bozkurtlar hareketinin resmi sosyal medya sayfalarını incelediklerini belirterek, “Hiçbir Kürt medya kuruluşu onların yönelimi ve düşüncesiyle aynı düşünmüyor. Onların yönelimi ve düşüncesi toplumda kargaşa yaratmaktır.” iddiasında bulundu.
Konuşmasının devamında Selim, “Onların yaptıklarını resmi sayfalarında adeta doğal bir durum gibi gösterdiklerini” belirterek, bunun IKBY halkına yönelik provokasyonun, ihlallerin ve haksızlığın devamı olduğunu savundu.
Selim, söz konusu faaliyetlerin Erbil’in kimliğini, gerçekliğini ve tarihini çarpıttığını ileri sürerek, “Erbil’in Türkmen şehri olduğunu düşünüyorlar.” dedi.
Erbil Kalesi’ne ilişkin de konuşan Selim, “Erbil Kalesi direnişin sembolüdür. Erbil Kalesi, bu şehrin Kürdistan kimliğinin bir simgesidir. Bunu bilerek yaptılar; biz de yasal yollarla bunun önüne geçeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Selim, “Biz yalnızca Erbil’in değil, Kürdistan kimliğinin savunucusuyuz. Kerkük konusunda da bizim açımızdan hiçbir şüphe yoktur. Söz konusu gösterinin ardından ‘Kerkük Türkmenlerin başkentidir, Erbil ise Türkmenlerin kalbinin attığı yerdir’ şeklinde ifadeler kullandılar.” dedi.
Türkmen toplumuna ve tüm diğer bileşenlere saygı duyduklarını belirten Selim, “Ancak bu tür provokasyonların önüne geçilmesi gerekiyor. Onların da bu tür provokasyonları bizden önce engellemesi doğru olur.” diye konuştu.
