Hukuk ve Ekonomi Adamı: Ali El-Zeydi
Yeni Irak teknokratik bir yönetimle mi şekillenecek
Ali BAYATLI
Ali Falih Kazım el-Zeydi Irak siyaset sahnesinde son dönemde öne çıkan isimlerden biridir ve bu yükseliş Irak’ın karmaşık ve iç içe geçmiş siyasi yapısının yoğunlaştığı hassas bir döneme denk gelmektedir Zeydi’nin başbakanlık için aday gösterilmesi son yıllarda yaşanan siyasi tıkanıklığı aşabilecek bir isim arayışının sonucu olarak ortaya çıkmıştır Kendisi Koordinasyon Çerçevesi tarafından farklı siyasi taraflar arasında görece kabul görebilecek ve aynı zamanda ülke içindeki hassas dengeleri yönetebilecek bir uzlaşı adayı olarak sunulmuştur.
Zeydi Irak’ın güneyinde yer alan Zi Kar vilayetinden gelmektedir ve hukuk ile finans alanlarını birleştiren çift yönlü akademik bir geçmişe sahiptir Bu durum ona hem hukuki bakış açısı hem de ekonomik analiz yeteneği kazandırmıştır Bu iki alanda lisans ve finans alanında yüksek lisans derecesine sahip olması mesleki hayatına da açık şekilde yansımıştır Kariyeri boyunca hukuk idare ve yatırım alanlarında farklı görevler üstlenmiş Irak Barolar Birliği üyeliği yapmış eğitim ve sağlık kurumlarını yönetmiş ayrıca ticari ve yatırım faaliyetlerinde bulunarak Irak içinde çeşitli ekonomik projeleri yönetmiştir Bunun yanında medya ve ticari kurumlarda da yöneticilik yapmış olması onun klasik bir siyasetçiden çok yürütme tecrübesine sahip bir yönetici kimliğiyle öne çıkmasını sağlamıştır.
Zeydi’nin kariyerine bakıldığında geleneksel Irak siyasi elitlerinden farklı bir profil sergilediği görülmektedir Zira kendisi önde gelen parti liderlerinden biri değildir ve aday gösterilmeden önce geniş halk kitleleri tarafından çok tanınan bir isim olmamıştır Bu durum aslında onu siyasi gerilimlerin yüksek olduğu bir ortamda daha kabul edilebilir bir seçenek haline getirmiştir Çünkü böylesi bir dönemde çatışmacı olmayan ve farklı taraflar arasında köprü kurabilecek bir kişiliğe ihtiyaç duyulmuştur Onun adaylığı güçlü siyasi figürler üzerinde uzlaşma sağlanamaması sonucu ortaya çıkmış ve ekonomik ve idari geçmişe sahip teknokrat bir seçeneğe yönlinmiştir.
Zeydi ilk konuşmasında Irak’ın karşı karşıya olduğu zorluklara dikkat çekmiş ve kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi toplumsal istikrarın güçlendirilmesi insan ve doğal kaynakların daha etkin kullanılması gibi önceliklere vurgu yapmıştır Aynı zamanda dış ilişkilerde dengeli bir politika izlenmesi gerektiğini ifade etmiştir Bu yaklaşım iç reform ile dış dengeyi birlikte ele alan pragmatik bir anlayışı yansıtmaktadır.
Analitik açıdan bakıldığında Zeydi’nin güçlü yönleri ekonomik tecrübesi ve idari kapasitesi ile birlikte çatışmalardan uzak uzlaşıcı bir karaktere sahip olmasıdır Buna karşılık sınırlı siyasi deneyimi ve zayıf halk desteği önemli zorluklar olarak öne çıkmaktadır Ayrıca içinde bulunduğu dönemin karmaşıklığı farklı siyasi aktörler arasında hassas dengeleri yönetme becerisini zorunlu kılmaktadır
Bu çerçevede Ali Falih Kazım el-Zeydi’nin adaylığı Irak’taki siyasi bölünmüşlüğün doğurduğu bir denge arayışının ürünüdür Onun seçimi güçlü bir siyasi ağırlıktan ziyade teknik uzmanlık ile siyasi kabul edilebilirlik arasında bir orta yol arayışını yansıtmaktadır Bu durum ise onun başbakanlık deneyimini Irak gibi karmaşık bir siyasi ortamda teknokrat yönetimin başarısını test edecek önemli bir örnek haline getirmektedir.
Benim kanaatime göre Zeydi’nin Irak’ı yönetme şansını değerlendirmek için yalnızca kişisel özelliklerine değil Irak’taki siyasi sistemin yapısına da bakmak gerekir Çünkü sorun sadece liderin kim olduğu değil sistemin nasıl işlediğidir Irak’ta karar alma süreçleri çok katmanlı siyasi dengelere bağlıdır ve bu durum başbakanın hareket alanını ciddi şekilde sınırlamaktadır
Ekonomik açıdan Irak büyük ölçüde petrole dayalı bir yapıya sahiptir kamu sektörünün aşırı büyümesi ve yolsuzluk gibi kronik sorunlar devam etmektedir Bu sorunlar kısa vadeli çözümlerle giderilemez aksine uzun vadeli strateji ve güçlü siyasi irade gerektirir Burada asıl soru Zeydi’nin bağımsız karar alabilecek güce sahip olup olmayacağıdır yoksa siyasi dengelerin bir parçası olarak mı hareket edeceğidir.
Bölgesel düzeyde ise Irak farklı uluslararası ve bölgesel güçlerin etkisi altındadır Bu nedenle başbakanın dengeli bir dış politika yürütmesi ve ülkeyi çatışmalardan uzak tutması büyük önem taşımaktadır Zeydi’nin uzlaşmacı karakteri bu noktada avantaj sağlayabilir ancak kritik anlarda kararlı adımlar atılması gerektiğinde bu özellik bir zayıflığa da dönüşebilir
Sonuç olarak Zeydi’nin başarısı yalnızca kendi yeteneklerine bağlı değildir Eğer güçlü bir ekip kurabilir ve kademeli reformlar uygulayabilirse Irak’ta belirli bir iyileşme sağlanabilir ancak siyasi baskılar altında kalırsa sadece mevcut durumu yönetmekle yetinmek zorunda kalabilir Bu nedenle onun başarısı ya da başarısızlığı büyük ölçüde Irak’taki siyasi sistemin doğasıyla doğrudan bağlantılı olacaktır.
