GARAYİB!
Fevzi Türker
Irak’ta devletler kuran Türkmenler olarak; Türkçenin bir lehçesi güzel Türkmencemizin yanı sıra, Telafer’den Mendeli’ye kadar uzanan Türkmeneli’den, şanlı tarih ve geçmişimize, ister yoksul ister varlıklı, okumuş veya okumamış olduğumuza kadar; kim olursak olalım her zaman ve mahfilde övünmemiz gerekiyor.
Irak’ta yaşayan milletlerin hiçbirinin arkasında, Türkmenlerdeki gibi köklü bir tarih yatmaz. Irak’ta konuşulan diğer diller de Türkmence kadar zengin ve güzel değildir. Türkmenlerin Irak’ta kurduğu devletler, Irak ve bölge halklarını Haçlılara karşı savunup Hristiyanlaşmaktan kurtarmıştır. Dolayısıyla Allah’ın kimseye nasip etmediği tarihimiz ve dilimizle her daim gurur duymalıyız.
Türkmencenin başka dillerin potasında erimesini engellemek istiyorsak ortak değerimizi iyi derecede öğrenmek ve öğretmek milli görevimiz olmalıdır. Birden fazla tehlikenin hedefinde bulunan
dilimizi canla başla koruyamazsak, sonuçta her şeyimizi kaybedebiliriz. Arapça, Kürtçe ve konuşulan diğer dilleri de öğrenmemizde elbette yarar vardır. Ancak bu dilleri öğrenirken dilimizden daha popüler olduğu kaygısıyla dilimizi ihmal etmemeliyiz.
Yüzyıl önce söylenen horyatlarımız İstanbul ve Bakü’de bile herkesin anlayabileceği bir dille söyleniyordu. O günkü horyatlarımızı şimdikiler ile karşılaştırırsak, korkunç gerileme ve yozlaşmayı görebiliriz.
Edebiyatmızın değerli bir hazinesi sayılan horyatlarımız ve diğer edebi alanlarda son yıllarda yaşanan bu bozulmanın başlıca nedeni; hem dilimize göstermediğimiz özen hem de öğrenmesini bile beceremediğimiz Arapçanın etkisine girmesidir.
Yıllardır halkımızın özellikle Araplara ve Arapçaya ciddi özenme ve hayranlığının olduğu acı bir gerçektir. Güzelim isimlerimiz varken çocuklarımıza verdiğimiz Arapça isimlere ek olarak Araplarla evlenen çocuklarımızın haddi hesabı yok. Örneğin son zamanlarda bazı gençlerimiz sohbetlerinde birbirlerine “Garayib nasılsın?” diye hitap ediyorlar. Türkçe hısım anlamına gelen, bu Arapça “garayib” kelimesini milli bilinçsizliğin bir göstergesi olarak Arapçanın zaten istila ettiği Türkçemize sokmaya çalışıyorlarmış.
Karşılıklı olmayan Arap hayranlığına, milli şuur yetersizliğine, dilimizi hor görmemize
ve Arapça tedrisat yapan okulları yıllarca hayalini kurduğumuz Türkçe okullara tercih etmeye devam edersek çok değil 50 yıl sonra geleceğimiz ile dilimizin sonunu getireceğinden endişeliyim.
