Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Kazakistan Ziyaretinin Stratejik Boyutu: Enerji Güvenliği ve Orta Koridor
Ahmet Sağlam
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 14–15 Nisan 2026 tarihlerinde Kazakistan-Türkiye Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) Heyetler Arası 14. Dönem Toplantısı’na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak amacıyla Kazakistan’a bir çalışma ziyareti gerçekleştirmiştir. Söz konusu ziyaret, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ekonomik ve stratejik iş birliğinin derinleştirilmesi açısından önemli bir diplomatik temas olarak değerlendirilebilir.
Ziyaret kapsamında Yılmaz, Kazakistan’ın başkenti Astana’da, Foreign Economic Relations Board (DEİK) ve World Turkish Business Council (DTİK) tarafından düzenlenen “Türk İş Dünyası Buluşması”na katılmıştır. Burada yaptığı konuşmada Kazakistan’ın yalnızca Orta Asya’nın değil, aynı zamanda Avrasya’nın yeniden şekillenen ekonomik mimarisinde merkezi bir konuma sahip olduğunu vurgulamıştır. Kazakistan’ın doğal kaynaklarına, dinamik nüfusuna, reform odaklı ekonomik yaklaşımına ve dışa açık ticaret politikalarıyla Kazakistan’ın küresel yatırımcılar açısından artan cazibesine dikkat çeken Yılmaz, Kazakistan ve Türkiye arasında belirlenen 15 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine kısa sürede ulaşılmasını beklendiklerini ifade etmiştir.
Çalışma ziyareti çerçevesinde Yılmaz, Kazakistan Başbakanı Oljas Bektenov ile birlikte Astana’da düzenlenen Kazakistan-Türkiye Yuvarlak Masa Toplantısı’na ve KEK Heyetler Arası 14. Dönem Toplantısı’na katılmış, bu kapsamda çeşitli görüşmeler gerçekleştirmiştir. Söz konusu toplantıda taraflar, KEK Protokolü’nü ve 67 maddelik Eylem Planı’nı imzalamışlardır.
Toplantıda özellikle enerji iş birliğine yapılan vurgu dikkat çekmektedir. Yılmaz’ın, Türkiye ile Kazakistan arasındaki enerji iş birliğini bölgesel istikrara, arz güvenliğine ve Avrasya’nın stratejik geleceğine katkı sağlayacak bir zemin olarak tanımlaması, görüşmelerin stratejik boyutunu ortaya koymaktadır. Bu bağlamda ziyaret süresince “Orta Koridor” vurgusunun öne çıktığı görülmektedir. Nitekim İran ile ABD/İsrail arasında yaşanan savaş sürecinde Hürmüz Boğazı’nda ortaya çıkan aksaklıklar, başta Avrupa olmak üzere birçok ülkenin enerji arzında dalgalanmalara yol açmış; bu durum Orta Koridor’un önemini artırmıştır.
Benzer şekilde kuzey hattında Rusya-Ukrayna Savaşı ve güney koridorunun artan enerji talebini karşılamada yetersiz kalması, Orta Koridor’un alternatif bir hat olarak öne çıkmasına neden olmuştur. Bu çerçevede Türkiye’nin Doğu ile Batı arasında güvenli bir kara ve deniz köprüsü niteliği taşıması, başta Kazakistan olmak üzere Türk dünyasının enerji ve doğal kaynaklarını Avrupa’ya ulaştıran stratejik bir lojistik merkez konumunu güçlendirmektedir. Dolayısıyla Orta Koridor, Türk dünyasının uluslararası ticari potansiyelini artıran stratejik bir hamle olarak değerlendirilmektedir. Ziyaretin bir diğer önemli boyutunu ise Yılmaz’ın Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile gerçekleştirdiği görüşmesi oluşturmaktadır. Söz konusu görüşmede ticaretten enerjiye, savunma sanayiinden eğitime, ulaşımdan kültürel iş birliklerine kadar geniş bir yelpazede mevcut projeler ve yeni iş birliği imkânları ele alınmıştır. Taraflar, ikili ticaret hacminin artırılması, karşılıklı yatırımların güçlendirilmesi ve bölgesel istikrar ile refaha katkı sağlanması yönündeki iş birliklerindeki kararlılıklarını bir kez daha ortaya koyarak altını sert bir şekilde çizmişlerdir.
