Ali BAYATLI-BAĞDAT/ Bağdat sabahlarında güneşin yumuşak ışığıyla aydınlanan bir günde, şehrin hafızasına kök salmış ağaçların gölgesinde doğayla dostluk bir araya geldi. Başkentin en büyük parkı olan Zavraa Parkı, bu sabah farklı bir ana tanıklık etti: “Yeni Türk Bölümü” adı verilen yeni bir mesire alanının temeli, 30.000 otuz bin metrekarelik bir alanda atıldı. Bu proje, Bağdat Belediyesi ile Türkiye’nin Gaziantep Belediyesi arasında yapılan iş birliğiyle hayata geçiriliyor.
Tören, sadece resmi bir etkinlik değil; renklerin ve iyi niyetlerin bir araya geldiği canlı bir tabloydu. Bağdat Belediye Başkanı Ammar Musa Kazım, Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin ve Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi Anıl Bora İnan ile birlikte, park ve çevre dairelerinin temsilcileri törende hazır bulundu.
İlk kazmanın toprağa vurulmasıyla birlikte, Gaziantep Belediyesi’nin hediyesi olan 5000 beş bin zeytin ağacından ilki toprakla buluşturuldu. Yanında incir fidanları da yerini aldı. Bu sembolik dikimle birlikte, ağaçların arasında yürüyüş yolları, dinlenme alanları ve yeşil bir vaha olarak tasarlanan bu yeni bölüm hayat bulmaya başladı.
Bağdat Belediye Başkanı şöyle konuştu: “Bu alan uzun yıllar ihmal edilmişti. Ancak şimdi, Zavraa’nın içinde yeni bir hayat başlıyor. Bu güzel projeyi tamamlayarak kısa süre içinde halkın ziyaretine açacağız. Burası, doğayla iç içe, huzurlu bir nefes alanı olacak.” Bu girişim, bir anda ortaya çıkmış bir fikir değil; Bağdat ile Gaziantep arasında daha önce imzalanan bir mutabakat zaptının somut bir sonucu.
Zavraa Parkı, sadece bir dinlenme alanı değil; Bağdat’ın ruhunu taşıyan, şehrin kalbinde atan yeşil bir dünya. 750 dönümden fazla alana yayılan park, Irak’ın en büyük ve en önemli kamusal parklarından biri. Yapay gölü, hayvanat bahçesi, eğlence alanları ve geniş yeşil çayırlarıyla her hafta binlerce kişiye ev sahipliği yapıyor.
Parkın her köşesinde bir hatıra var… Bugün ise yeni bir sayfa açıldı: “Yeni Türk Bölümü”, Zavraa’ya yeni bir soluk, yeni bir anlam katıyor. Bu alan, yalnızca bir peyzaj düzenlemesi değil; dostluğun, huzurun ve doğayla uyumun sembolü olarak yükseliyor.
